Dergi: Beyânülhak
Tarih: 27 Zilkade 1326
Medâris, vaktiyle menba-ı ilm ve irfan ve devlet ve millete nice hidemât-ı nâfia ibrazlarına muvaffak olan pek çok erbâb-ı fazl ü kemâle menşe-i mefharet-nişân idi.
Bu dârü’l-füyûzât ve menbau’s-saadât mürûr-ı zaman ile ehemmiyet-i azîmesini zâyi etmiş ve asker firarilerine ve tenbellere melce ve bî-sûd-efnâ-yı ömür edenlere meʾvâ olmuştur.
Medârisin bu hâl-i indirâsa hübût ve bu dereke-i esef-engîze sükut etmesinin esbâb-ı adîdesi vardır:
Evvela usûl-i tedrîsin bir kâide-i sâlimeye merbut bulunmaması, sâniyen emr-i tahsîl, talebenin keyfine tabi olup ikmâl ettiği fünûndan imtihan edilmemesi, salisen beytülmâlin masârif-i şeriyyesinden biri talebe iken esna-yı tahsîlde talebenin maişeti temin olmaması, râbian müddet-i tahsîl on sekiz sene gibi gayet uzun bir müddet olması, hamisen talebe ancak senenin yalnız altı ayında tederrüs ile iştigal edip müddet-i bâkiyede hâl-i atâlette kalması, sâdisen fünûn-ı cedideden talebenin bilkülliye mahrum bırakılması, sâbian zamanımızda tederrüsü lâbüd olan elsine-i ecnebiyyeden hiçbirine talebenin müntesip olmaması, sâminen bir fenden müteaddid kitaplar okutturulmakla izâa-i vakit edilmesi, tâsian muhtasar ve mesail-i lâzimeyi câmiʿ kitapların bir heyet-i ilmiyye marifetiyle bi’l-intihâb bunlardan tedrîs edilmesinin taht-ı mecburiyyete alınmaması esbâb-ı mezkûreden addolunmaya sezâdır.
Binaenaleyh medârisin suret-i cedidede ıslâhı hakkında tahriren beyân-ı mütalaa eylemelerini ulemâ-yı kirâm hazerâtından rica ederiz.
Bilhassa taşra ulemâsından olup mebus sıfatla elyevm Dersaadet’te ve Mısır’daki Camiü’l-Ezher’de bulunan ashâb-ı fazl ve kemâli ve talebe-i ulûmu beyân-ı mütalaâta davet eyleriz.
Mamafih bu bâbta bir çığır açmak için ber-vech-i âti bazı efkârın serdiyle tenkit eylemelerini mütalaalarımızdan temenni ederiz.
1) Medâriste fünûn-ı âtiyye tedrîs edilmelidir: Sarf, nahiv, mantık, âdab, aruz, meânî, beyân ve bedîʿ, kelam, hikmet-i cedîd, usûl-i hadis, hadis, tefsir, usûl-i fıkıh, fıkıh, Farisî, elsine-i ecnebiyyeden biri, tarih, ulûm-ı riyâziyye, kitâbet-i resmiyye.
2) Medâris-i fünûna göre taksîm ve dersler dershanelerde tedrîs olunmalıdır. Yani meselâ bir veya müteaddid sarf medresesi bulunmalıdır. Bunun müderrisi sarfı tedrîs ve ikmâl ettikte talebe bir heyet-i ilmiyye marifetiyle sıkı imtihan edilerek iktidarı sabit olunca o talebe nahiv medresesine nakledilmelidir. Muvaffak olamayanlar nihayet bir sene daha yerinde kalıp ikinci sene yine muvaffak olamaz ise medreseden ihraç edilmelidir.
Sarf müderrisi sarfı bu vechile defaât-ı adîde ile tedrîs edince bu fende iktisâb-ı meleke ederek suret-i tedrîs ve tefhîmden talebe azîm istifade eyler.
Sarftan şimdilik muhtasar ve mesâil-i mühimmeyi câmi bir kitap intihâb edilmeli. İmam Birgivî’nin Kâfiye? nam kitabı şimdilik temin-i maksada kâfi olduğu zannolunur.
Nahiv medresesi ve diğer medreseler dahi bu siyâk üzere tanzîm kılınmalıdır.
3) Medâriste tedrîs edilecek ulûma dair kitaplar bir heyet-i ilmiyye tarafından bi’l-intihâb tedrîsâtın mezkûr kitaplardan icrası hususu taht-ı mecburiyyete alınmalıdır.
4) Müderris olacak zat bir heyet-i ilmiyye tarafından intihâb olunmalıdır.
5) Medreselerde, tedrîs edilen ulûma dair kütüphaneler tesîs kılınmalıdır.
6) Günde üç defa ve üç saat tedrîs olunmalıdır.
7) İmarât ıslâh ve evkâf ve maâriften dahi istiâne olunarak talebe iâşe olunmalı ve senede on ay mütemadiyen tedrîsât ile iştigal edilmelidir.
Maârif-i şeriyyeden madûd olmayan cihâta beytülmâlden paralar sarf edilmekte ve nice israfât îkâ olunmakta iken ulûm-ı şeriyyeyi tahsîl ve tedrîs edenler suâl ile taayyüş etmektedirler. Bu hâle şimdiden sonra olsun sükût edilmese çaresine bakılsa, izâz diye gayret olunsa.
8) Talebenin tahsîl ettikleri elsinede fesâhat ve belâgat üzere mükâlemeye alıştırılması.
Meselâ nahiv medresesinde fushâ-yı Arap’tan bir veya müteaddit zevât bulundurularak talebe ile mükâleme eylemesi.
- Bir medrese-i âliye vücuda getirilerek mekteb-i nüvvâb ve hukuk ve mülkiyede tedrîs olunup da medâriste okunmayan fünûn ve kavânîn tedrîs edilmesi.
Füyûzât
10) Medâriste ikmâl-i tahsîl edenler kuradan muaf olacakları gibi tedrîs eylemeye ve mekâtib-i âliyeden dilediklerine bilâ imtihan girmeye hakları olmalıdır.
11) Medrese-i âliyeden mezun olanlar bâlâdaki imtiyâzı hâiz olduklarından başka, devletin şerî ve mülkî bilcümle memuriyetlerinde bilâ imtihan kabul edilmelidir.
Müntesibîn-i İlmiyyeden Biri
Hazırlayan: Muhammed Salih Yıldız
Editör: Ömer Faruk Güneş
Link: https://isamveri.org/pdfosm/D00524/1324_12/1324_12_s.250-251.pdf